UZAKLAR

Just another WordPress weblog

Penceremdeki Yaşamın kıyısından Alıntılar



Temmuz 2, 2008

Yanar Madımak (şiir) Rıza YILMAZ


On yıl oldu otuz beşler gideli 
Sivas'ın yarası yanar Madımak
Ataşlara türkü türkü düşeli
Sivas'ın yarası yanar Madımak 

 

Akarsu okşuyor sazın telini 

Mühübe sanırsın halkın gelini 

Asaf'sa gayrete çizer gülünü 

Sivas'ın yarası yanar Madımak

 

Edibe Sulari yaşam sargısı

Hasret’in elinde hakkın vergisi 

Nesimi curada barış türküsü 

Sivas'ın yarası yanar Madımak 

 

Yanar mı yürek şiir gülende 

Kanar mı sözcükler şair ölende  

Söner mi umutlar tufan gelende 

Sivas'ın yarası yanar Madımak

 

 

 

Bezirci gönlünde açıldı yara 

Behçet'in gözleri çekildi dara 

Uğur durmaz artık menzile vara

Sivas'ın yarası yanar Madımak 

 

 

 

Ömür verdik deyişlerin uğruna 

Destan derdik Madımak' ın korun da 

Hakka vardık insan sevmek yolun da 

Sivas'ın yarası yanar Madımak

 

 

 

Kim tutar Nurcan'ı coşkun esiyor

Özlem de sevdaya gıymet biçiyor

Sehergül dumanda kaldı göçüyor

Sivas'ın yarası yanar Madımak

 

 

 

Kardeşti eştiler yangın içtiler

Pir Sultan düzünde çiçek biçtiler

Şu yalan dünyadan erken göçtüler

Sivas'ın yarası yanar Madımak

 

 

 

Menekşe sevdalı çiçeğin adı

Korayım genç yaşta yaşamın tadı 

Said'in dilinde kaldı muradı

Sivas'ın yarası yanar Madımak

 

 

 

Gencecik fidanlar yola durdular

Sevginin bağında turna oldular

Mahşerin yerinde semah döndüler

Sivas'ın yarası yanar Madımak

 

 

 

Serkan'ın gözünde seher zamanı 

Muammer telaşta bilmez amanı 

İnciyi sarıyor ölüm dumanı

Sivas'ın yarası yanar Madımak

 

 

 

Kuruldu barikat duruldu safa 

Barikat başında yaralı kafa

Ölümdü son durak bakmayın lafa

Sivas'ın yarası yanar Madımak

 

 

 

Erdal'ım yol alır gönül izinde

Carinna gül olur Sivas düzünde

Altıok şiirler söyler dilinde 

Sivas'ın yarası yanar Madımak

 

 

 

Şairler şiirler dizeler gitti

Ressamlar resimler çizimler bitti

Yarınlar kül oldu yârenlar yitti

Sivas'ın yarası yanar Madımak

 

 

 

Mehmet'te yolundan ayrı kalmadı

Asuman deyişlere doymadı 

Yasemin semahtan uzak ölmedi

Sivas'ın yarası yanar Madımak

 

 

 

Güneş sustu karanlığa evrildi 

Hain yüzü arsızlığa çevrildi 

Gülen gözler birer birer devrildi 

Sivas'ın yarası yanar Madımak

 

 

 

Yazarlar Metin’ler kitaplar yandı

Ozanlar türküler mızraplar yandı 

Deyişler semahlar dönenler yandı 

Sivas'ın yarası yanar Madımak 

 

 

 

Serpil güler güneş açar gözleri 

Belkıs bilir yaşam bulur sözleri 

Gülsüm yürür miras kalır izleri 

Sivas'ın yarası yanar Madımak

 

 

 

Unutulmaz yaşamlar da bilinsin 

Kurutulmuş ince güller derilsin 

Yol bizim yolumuz böyle duyulsun

Sivas'ın yarası yanar Madımak

 

 

 

Murat'ın hırsından sabır çatlıyor 

Handan’ın sesinde coşku çağlıyor

Ahmet'in gönlünde yangın ağlıyor

Sivas'ın yarası yanar Madımak

 

 

 

Sicimi sözünde canlar olmalı 

Yıllar geçer ömür gülle dolmalı 

Yaşananlar ayan beyan kalmalı 

Sivas'ın yarası yanar Madımak.

Haziran 26, 2008

Nar Ağacının Gölgesi Yoktur






Tanrı heyecanlıdır.Tanrı aklının ve kullarının verdiği sınavı merak eder.
Ve Adem Bahçesi'ne iner.
Tanrı seslenir ve tanrı Adem ile Havva'ya seslenir.
Adem ile Havva çıplaktır ve çıplaklık utançtır ve utanç ölümdür.
Tanrı sinirlenir.
Ve sesi tüm ağaçların yapraklarında yankılandı.
Yalnızca nar ağacı vardı ve nar yapraklarını sakındı.
Adem ile Havva korkuyu bildiler. Adem ile Havva düşünmeyi bildi.
Ve sığınmak için gittikleri hiçbir ağaç onlara gölgesini vermedi.
Adem ile Havva acıyı bildi.
Ve bir ağaç ödeyeceği bedelin ne olacağını bilmeden gölgesini Adem ile Havva'ya verdi.
Nar ağacı artık sessiz değildi, ruhsuz değildi. Adem ile Havva iyiliği bildi.
Ve nar ağacı beyazı ve siyahı kardeş bildi ve gölgesini verdi.
Adem ile Havva nar ağacının gölgesinde güveni bildi. Tanrı kendi aklına ve hesabına yenildi.
Adem yok oldu.
Nar ağacı gölgesiz ve gölgesi insanlık oldu.
Ve gölgesi binlerce halkın, kültürün, dilin, dinin, düşüncenin Ve yaradılışın beşiği oldu.

...........................

1915'te Aleviler Nar ağacı olduysa ne mutlu...


Besè Aslan

Bir Şiirdir Yaşamak






Bir Veda Havasından Aysız Sevinçsiz Kelimeler
Image Hosting by Picoodle.com Yıllarımın en acar
en uçarı
duyguları
nasıl da yüreğimin en kırçıl
en acımsı
yaraları oldular
Bu ne yaman
bir rüzgâr?
Sanki gök
bir uçurum..
Bulutlar
kırlangıçsız
ışıksız..
Kırağı vurdu kıra..
Dal sızlanıp kurudu..
Köreldi
kökleri nanelerin..
Itır
kokusundan soğudu..
Bu ne sakar bir duygu?
bir yanı
yangınlanır
parıldar
Bir yanı
canatar solgunluğa..
Kırağı vurdu..
Söndü ateşböceği,
dağıldı ürpertisi ruhuma..
Bir karartıdır artık
en körpe tomurcuğun
en narin gözeneği..
Elveda nazlı bebek..
Elveda kelebeğim..
Yüzünü gecelerin
ıssız boşluğuna gizleyip
için için ağlayan
yanık gelin
elveda..
Yazık ki
bağrımda uğuldayan
huysuz
uykusuz kelimelerle
bu son tutuşum seni
bu sana son bakışım..
Geçip gidiyor işte
günler
hiç durmadan..
Dilerim
tozlanmasın yeniden
özlemindeki uyum
o hırçın inceliğin
karlanmasın bir daha..
Ne benimle acılan
ne ömrün acılansın..
Bağrımda uğuldayan
aysız
sevinçsiz kelimelerle
bu son tutuşum seni
bu sana son bakışım..
Elveda mavi çiçek..
Elveda tarla kuşum
Nihat Behram

Edip'e Yanıtı Bilinen Sorular

Image Hosting by Picoodle.com Yıldızların ülkesi var mıdır Edip
Dicle aktığı toprakları seçer mi?
Kasrik boğazı'ndan esen kanlı zemheri
Yalnız Kasrik'te mi üşütür insanı?
Herkes türküsünü elbet kendi sesiyle söyler
İnsanın dili boynuna kement olur mu?
Öldürmeğe ekinlerden başlayan adamlar
Eşiklere nasıl bir zulümle gelirler?
Kimsenin kalmadığı darmadağın köylerde
'Önce Vatan' yazısı bir hüzün değil midir?…
Şükrü Erbaş

SUSUYORUM DİNLE BENİ…

Image Hosting by Picoodle.com Ansızın, hiç sebep yokken aklıma düşüyorsun.
Çağrılmış bir çocuğun sevinci var ellerinde.
Dağlar, uzak yollar Akdeniz gülen gözlerin
İste yine çaresiz susuyorum, dinle beni.
Geceden ürkmüş solan mavi ay
Saçlarında tuz kokusu kayalara koşan deniz…
Tarifsiz bir aşkın ilmiğini çözerken gözlerin
İste yine çaresiz susuyorum, dinle beni…
Bir martı telaşı var yüreğimde
Kanatları bulutlara değen bir şahin dinginliği
Ardına kadar açık kapıların pervazında bir söz
İşte yine çaresiz susuyorum, dinle beni…
Hasan Kaya

KİTAPLARA ALINMAYAN ŞİİRLERDEN:






...----...
--------------------
Sararmış evlerde rutubet koklayan kızlar/
Hiç kendileri için yaşamadılar/
Düşlerde bozgun, aşklarda hicran/
Kendilerinden uzağa kaçamadılar..
---------------------
Siyah bir rutubetti hayat, geçtim…/
İstanbul’un saçlarına kar yağıyordu/
Kar yağıyordu yazgılarımızın t