Feride

'istasyonda konusan iki dilsizdi onlar
ayriligi soyleyen kara gurutulerde
saskindir buralarda ayri dusmus asklar
kis'in ve silahlarin beyaz serinliginde

_l. aragon

k(adin):feride
uyrugu:dunya;
dinin yok,dilin var
ve sonrasini ben bilirim

ayni yagmurlardan kacarken bir sacaga dustuk once;
sonra gece;avluda bir kirik dal dursa usur feride
tarihini dusunmedim,dusunmedim,ama tenimiz tanisir
ama tenimiz tanisir once
ve terimiz...
o benim avradim olur gecelerce,gunlerce;
sonrasini...sonrasini ben bilirim...

geceye yagmur inerdi iste boyle sicim gibi,ipince
giderek soguyan dunyamiza kanat vururken kuslar
ve huzunle sasirirken yolunu yitik yildizlar,
feride,bir destan gibi yurudu omrunu
akmaya yarasirken sular...

sonra sular sulara,gunler gunlere vururdu ve hayat onuda,
beni de hem ne kotu vurudu;hayvan gibi vururdu hayat,
kufur gibi,namlu gibi vururdu...sonra feride geceler boyu
uyurdu.ileride unutulmus bir allah kendini doyururdu
ve susunca feride,yeryuzu bogulurdu...
yeryuzu yuregimdi biraz da ,kurudu... kurudu...

ben onu dilsiz ve dipsiz bicimlerden caldim kimselere
kimselere birakmam

opuslere sararim,gidislere sorarim
kimselere...kimselere birakmam!
feride basak kokar,esmer basak
gozlerini hep s(aklar) utanirken
sonrasini...
sonrasini ben bilirim.
gunler tursu kivamindaydi;sarki soyler ,ruzgar giyerdik aksamlari.masamizda hep
ucu karanfil dururdu;yaralamizi sarardik,sorardik ihtilal donusleri,infazlara
sayardik...

kadinlar ve erkekler kendi aybaslarindaydi:gelinler su baslarinda,
soforler direksiyon,gerillar silah basindaydi.bitmezdi tukurdugum savaslarda 'a
poletleri buyuk beyni kucuk'generallerin!o r o spular sizardi gecenin yirtmacindan
yirtmaclarin tenine kufur dolardi
ve kufur yazardi gazeteler
geceler kufur kokardi/ alkol ve s per m
gunlerin yasli yuzunde kirli kan
ve peceteler...

pecetelerde gunler tursu kivamindaydi
fasizim kivaminda iskenceler
bir uzun yol soforu yollari
yollari feride'yi andigim gibi anardi
geceye devriyeler dolardi

ne o
kimliksizmiydik?
feride hinca hinc grevdedir tek tip insan pazarlarinda;
daglara atarim,bulutlara katarim onu kimselere
kimselere birakmam!

kul gecelerinden calarken onu ateslerin icinden
bastim bagrima uzum suyu damitir gibi
sarar gibi agrisini isik kanatli bir guvercinin

dirildim,diriltim onu kimselere birakmam
kimselere!

sonra tenini tutkuladim avuclarimda
muhurledim dudaklarini ates kizilliginda
kattim onu yasak sarkilarima,kitaplarima
feride'yi siir saydim biraz da...
nisan'in kizidir feride;bundandir nisan gunesi sinmistir tenine ve kokusu
otlarin,kirlangiclarin...
daglari uyutur koynunda kavgalara gidince;sonra ask olur,
kadin olur bana gelince...ki askin saati,gomlegi,takvimi yoktur;ucari bir ruzgar
gibidir ansizin ne yana
donse yuzumu ufka ceviririm.
sonrasini...sonrasini ben bilirim...

feride tutunu turkuye banarda icier
yugreginde bir tufan negatifleri
olumden gelmis,kollarima yakismis
birakamam kimselere
k i m s e l e r e !

feride siir huyludur,gul kokuludur
gul kokuludur gozleri ile gozlerime dokunur

dokunur

vaay!
o asklar ki hayatin teninde sonrasiz bir oyundu
dagitinca bir yanginin alaninda sunguler
birileri anlatmaya koyuldu

'(...)bu gun kimse konusmuyor(eski soylediklerini yinelemeyenlerden baska),cunku
dunyayi surukleyen kor ve sagir gucler,ogutleri,haber vermeleri,yalvarip
yakarmalaridinleyecege benzemiyor.su son yillarda gordugum bizde bir sey kirdi.bu
sey,insanin guvenidir;o guven ki,insanligin dilini konustukmu bir baskasindan
insanca karsilik gorecegimize inandirir bizi(...)insanlar arasinda surup giden uzun
diyalog bitti'...
-A.camus-

(herkesin bir feridesi vardir bilmezmiyim
herkesin bir ayakkabisi gibi birde sarkisi
herkesin bir kimsesi vardir bilmezmiyim
bir de kimsesizligi..)

gozlerimle gozlerime dokunuyosun
bir bilsen o an gozlerim oluyosun
kacalim,beni goren sen sanacak

goruyormusun daglara dokunuyor insanlar
giderek daglasiyorlar
goruyormusun adinla basliyor her sey
karin eriyisi,yagmurun dirilisi
ozlemenin ilk harfi,gucun hecelenisi

adinla!
adinla her sey :sarabin dokulusu,sesmin eskimeyisi...
ben ise sana abaniyorum
busbutun ask kesiyorum...

yenile yenile bana abaniyosun sende
ates kesiyor dudaklarin
saclarin iri bir tutumak oloyor bu yangin yerlerinde

ben nereye gitsem biraz senden gelirim
ardimdan kuslar ve uykular gelir...

feride
ey yaar!

gelip bana cikiyor bu kent
ben kentlere cikiyorum
kentler kent olmadi feride
bir turku tutturup acabilmeliyim anlimi
gecelerinde

gune koserken cocuklar gune erkenden
ya deniz yada dag kokmali yollari

cocuklar cocuk olmali
ac bakmali sevgiye
cocuklar bazen bir ulkedir
gozleri gok(yuzunde)

ter ve gunes kokarken isciler evlerinde
herkes gibi olmali,adi gibi
yoksa sonumuz olur feride
utanir ruzgarlar hakedilmis iklimlere

carsilarda kalabalik yuruyor
sanki topyekun bir ulke topragin siddetinde
ansizin o kalabalik soluyor'faili mechul'lerde

(bu kalabalik olmese
ask,
once!)

carsilarda kalabalik yuruyor
her yanim kalabalik ve kabarik
duramiyom boyle
carsilara abaniyorum bende

-gulusleri,konusmalari,oturuslari nerde?
hani cocuklar mavi esintilerde?
bu kanlar da ne?

bir bilsen o an gomlegimi parcaliyorum gunun orta yerinde
catirdiyarak kopuyor dugmelerim
suclulular nerde?

biyiklarimi kemiriyorum,bitiyor
cekip kopariyom saclarimi
bir bilsen ter damliyor yuregimden yerlere
bileklerim kesilmis,damarlarim dokulmus caddelere

carsilara abaniyorum iste
carsilar yanliz,carsilar yalan
carsilar bana abanmiyor feride...

keder bile yikar bendini
yagmur iner,gok bosaltir icini
buyur
mu benim yuzyilim
b e n i m y u z y i l i m h a n i ?

cogaldim ve bir soruyla dolastim sokakalari
bir soruyla acip her sabah penceremi
benim yuzyilim hani?
benim yuzyilim hani?

sonra susamislik oldum gitgide
aglamislik,kanamislik birdenbire
artik butun sularda bir susuzlugum
yankisi yok sesimin caddelerde
'bir yudum'diyorum sonra'bir yudum,
halkim!'
carsilara abaniyorum iste
carsilar yanliz,carsilar yalan
carsilar bana abanmiyor feride...

artik boyle baslar gun:gun tomurcuk patlar,bir dal kirilir
apansiz.birileri duser yagmurlara...yagmurlar zamansiz...
belki agzinin kiyisi kansiz
yarim kalir turkusu;
dagilir ,yiter sesi
anlatilir ruzgarlara oykusu...

daha onumde ardimda korkunun kokusu
daglarda kirilan alevin yanlizligin
vahsetin bohrunde zulmun tortusu!

sonra gune kostum ,gune costum kucagimda dunyalarin
turkusu;cikip kentin en genis meydanina bogazimi
gomlegim gibi yirtiyorum:
susmayin!bir sey bilmiyorsaniz kufredin,dupeduz
kufredin iste!

bir sey anlamiyorlar bile;o an gokyuzunde dingin bir
bulut,duvarlari asabilen ruzgarlar carpiyor yuzume...
(bakiyorum da kanim pihtilasiyor
ustum basim kir karanlik vay balam!)

kapiyi yagmur diye caldilar oysa

actik:
k a s i r g a!

kasirga
kasiliyor
kalarinda ulkemin

(bu hep boyle surmese
ask,once!)

sonra bir bilsen teni kan icinde hayatin
eti kan yilmaz'in,sesi kan
bir kahve onunde duruyorum
insanlar oylece oturmus kendilerini tursuluyorlar
tuzsuz...

-dikkat dikkat!
ulkem dolaylarinda yatmakta olan insanlar icin
.... guruplarinda kan
aranmiyor!

yitirdik infazda gunlerimizi
can araniyor!can araniyor!

birden on masadan uc adam kalkiyor,'kes ulen'diyorlar:'-ne cani?can burada
iste!oturmus pisti oynuyor cayina kahvede!'

utaniyor,cok uataniyorum
benim yuzyilim hani?
ulkem nerede?
arkadaslar,su su yok mu be !

d(erken)
'kimliginiz lutfen...'

yerlerde pihtilasmis kanlarin uzerinden
bir ugultu ummaninda seslerin uzerinden
carsilar yanliz kentlerin uzerinden
sessiz...sensiz gidiyoruz feride...

EY KASIRGALARDA OKYANUSLAR ÇIGINEYEN GEMI
AYRILIKSA:VUR SINEME OLDUR BENI!'

'...yapilmamis,unutulmus itirazlarmi vardi?kuskusuz vardi boyle itirazlar(...)
nerdeydi simdiye kadar gormedigi o yargic?nerdeydi o yuksek mahkeme?
kousacaklarim var el kaldiriyorum...'
-f.kafka-

(poliste)
portatif bir hayat
katlanabilir!

belliki tenemin rengini yitirecegim
ve hayat yitirecek rengini yuzumun sustugu yerde
korkarak yururken caddelerde
benim yuzyilim hani?
ulkem nerede?

feride
simdi yanas kiyilarima bir vapur gibi
carpip durayim guvertede gozlerine

(beni boyle bir eller
beni yollar,beni yeller
kelepceler,hucreler beni
alip gitmeye
inan ki feride inan
ask,
once!)
(gozumu bagliyorlar;korma sevgilim!gozumu,
gonlumu degil...)

kanli karanlik odalarda
beni morartiyor,azaltiyorve azdiriyorlar
boyle her seferinde,cikinca,firinda ekmek gibi kabariyorum
sonra bir cogaliyor,bir cogaliyor,bir cogaliyorum

(bir guzel renk degistiriyorum;korkma!yurek degil,renk degistiriyorum sadece..)
ben can,camiler e(zan) derdinde!
kollarim gidiyor once,ayaklarim ellerim
saclarim gitmisti zaten,bileklerim gitmisti

biliyormusun bir sen kaliyorsun icimde
yuregimin alazinda biz bize
aglasiyoruz sesizce...

(sonra gozlerim aciliyor;korkma!dilim degil,gozlerim sadece...)

(mahkemede)
yurdum,
seni
'devlet
topraklarinin
bir
kismini
veya
tamamini
ayirmaya
yonelik'
ve
gizli'
s e v i y o r u m
dediler
(hapisanede)
buraya gelme feride
bir hancer gibi saplama
savuran gozlerimi yuregime

yine o oksuz koridor ,yasli ve yasli kogus
kuf ve sidik kokulari yine
ben valeybol oynuyom bahcede
birikmis volta borcumu
taksitle,her geliste oduyorum

aldirma,bir kedere sevkolunmus suretim
kadinim,
kardelenim
gulenim!
(bir de sen...sen feride olmasan
bana boyle delice goz kirpan yeryuzune kanmasam
kanmasam mahvolurum kiz,mahvolurum!)

ekmeksiz kal da demistim
iceride
kavgasiz ,kadinsiz,caresiz kalma
bunlari yazmadilar hayat bilgisi kitaplarinda!

olmasam da hey feride tuten geceler
feride,yine tutunu turkiye banar da icer
yuregimde bir tufanin negatifleri

yazmadilar!

oysaki ben aska inaniyorum
hep olum bu(yurdunuz)
yaziyorum:
ey devlet,
ey tanri artik o(kulun) yok senin!

ben ucurumlar onunde kendimi kemiren kerem
artik beni kemiren turkuler dinlemem

dinlemem
ki ruzgardim
usluca kedere kaldim
yurudum,gocebeydim;
yurudum,kursunlandim!
sonra mart kaldim,eylul kaldim ey susmanin corak iklimi!
yuzume uzun surmus sorusturmalar yorgunlugu
carmihlara gerildim,olumlere tek kaldim...
bu
tufan
ne yana
yana
yana
susmayi dilince
buyumeyi bilincine devsiren cocuk!

(disarda)
ciktim
da uyku sizarken gecenin sarkisindan
nerede yarali kuslari yorgun yuzumun
kendi kopugunu eriten bir denizde?
bileylenen her bicak kininda cirkin
kinindan cik yuregim,gecmi kaldin gec mi kaldin?

ciktim kanli karanlik odalardan
elbet cikarim,cikacagim!
simdi daglari aralasan bu aksam ustleri ben cikarim
kuslari kovalasan,yurusen yollara gocebe yanim
geceleri kanatsan alnimda yagmur,saclarim kar turkusu cikarim!

( ben bu cicegi bolsem,koklasam sen cikarmisin?)
bu nasil yalan yollar ki boyle yurudugum
saclarimin kokusu sinmis bu kente
bu gece saclarindan geciyorum yuregim ter icinde
sussam yoklugun kan tukurur beynime
geceler buyurse tutsagim sabahlar dolludur yuregime

ciktim
da kentler kent degildi yine
belki bu yuzden tuketmis solugunu sarkilar
kuslarda gitmis,keder buyumus
ama hic bogulmamis icimizde kiyilar...
(kiyilara varsan ben cikarim
halkimi tanisan yurtsuz cikarim!)

kal kendinin anasi ol dogur kendini
sonra gel beni doyur buyumeden acligim

sesim mi
o da buyur sen kaygilanma

gel
bata
cika
cikalim
duse
kalka,
gide dura,gule
aglaya...

(bana kalsa bir namlunun ucundan rengimi,sesimi alir cikarim
ben bu siiri okusam sen cikarmisin?)
sonra izbarip kalmak icin yer ayirttim bir'palas palas'ta;
oturup fotoraflarina baktim,yazi makinamin icinde
kulleri temizledim.sokaga ciktim,yasak yurudum;
uzerime
adini almayi unutmadim...
yollara dokunmadim,kedilere ,camlara dokunmadim;
yildizlara...
yildizlara hic dokunmadim,dokunsam dusecektin...

sonra geceye siirler okudum,bitti
bitmedin!
bilsen ne cikar;hem nasil bileceksin?

(sen bir seyler bilsen bildiginden ben cikarim
cocukluguma dokunsan oksuz cikarim...)

simdi sokaklardayim
sokaklarda...icimim sokaklarina adin yurudu
adin satirbaslarinda ayriliklarin
oysa ben bu geceyi bilmiyorum, yollari bilmiyorum
unutmayi hic;

simdi sokaklar bile esniyor uyumayi bilmiyorum...
yanmamis bir gaz sobasinin yerlere dokulmus artiklari
solugumu kesiyor. soba borulari kirik camlardan disa-
riya uzuyor; disarida kar, disarida ruzgar esiyor; uyku-
suzluga uyuyorum... dort battaniye aldim ustume, usu-
yorum feride; kalkip siir yazacagim, ama hep siir mi
yazilirmis kusatilmis gokyuzune?

ben seni. seni diyorum;
nasil gelirim hangi sokaklar cikar sokak desene?
yine o gitmelere gitmeden
seni yorumluyor, sana yoruluyorum iste
baska nereye giderim soylesene?

sonra bir bakiyoruz biz kokmusuz biz bize
tasidik, tasindik bitti
opup durma uc numara trasli kafami oyle
feride, kiz, geldim iste
aglama, sismanlarim yine
yine sevisiriz sur dibinde bahar gelince

feride, bu sen misin, nasilsin soylesene?
ellerin...ellerin nerede?
bak, issiz bir ada gibiyim beni cevrele
beni sar, beni sor, beni aglat bu gece

usuyorum bana bir palto bul feride
ya da ac gogsunu isinip kalayim oyle
geceler carpip dussun dalgin guzelligine

gozlerini sil ve bu sevda kadar koyu bir cay tutustur ellerime
yok, gitme!
gitme, sen gidince sevmek yuregimde dugumleniyor
ozlemeyi yutkunuyorum
sonra pencerene urkek kuslar konuyor
su gok var ya su gok, birden ustume cokuyor
yok, gitme
gitme ac gogsunu isnip kalayim oyle

diyorum ki bir koluma seni
cikinca
digerine ulkemi
gor ki payima cigliklar dusmus ve kul geceleri
benim yuzyilim hani?
carsilar carsi mi simdi?

belki insanlar tenine gul sunmaz diye
kir gormez diye
hasrettir boyle kanla islak
ve kire karilmis bogrunun asil rengine
darda
daralir bir yerlerde...

bana bir ulke getir feride
ustunde masmavi bir gok olsun

saclarini coz
sagrilarini islak taylar gibiyim
ve tenin senin
doludizgin bir ulke

gozlerimin ortasinda
gozlerimin ortasi
tenini hatirlat tenime
bana ac vucudunun deltalarini
kadin kokunu ver
sulamak icin rahminin kirac topraklarini

simdi ask,
once!

(bu sensin
ve sensin
bu terin ve tenin islakligi
kal oyle
isit gozlerimi guluslerinle...)

birazdan kapilar kirilacak belki de
birazdan kapkara bir ortu olabilir gozlerimizde
biz diz kirarken sinesinde sancinin
yolunur papatya, desilir ten ve yara da
cunku olmek gunleri biraz da
gulmek gunleri (de), inadina
gun gulumsemeleri ardinda

gun gulumsemeleri ardinda
daglandikca
daglasmak
ve daglari sevmeye yarasmak
yarasmaya
yanasmak gunleri...

sen de yanas kiyilarima bir vapur gibi
carpip durmayim guvertelerde gozlerine...

her gun bir avuc oldugum bu cehennemde
el verdigim kentler vurulacak, vurulacagim
bu yangi kabardikca cok yanacagim!

farkinda misin infazlara ayarli saatler yine
bu kabartma geceleri susmak boyle...

caddeye bir tasit huzmesi dustu goruyor musun
bak bakalim beni mi ariyorlar
ya ad ne geziyorlar gecede yarasa gibi?

bakarken gorunmesin goguslerin pencereden
yollar bir cift gul gormeye alisik degil...

tan atacak birazdan geceyi yirtarak yine
saclarin da daginik, her yanin ter icinde

feride,
sen bu kadar akillinin icinde nasil
nasil delisin boyle?

sevdan kil beni, kaybetme ellerimi
tutmazsam
daglara cig duserken, o cinarlar susarken
tutmazsam kirilir elim
tutmak kirlenir...

ben yolculugum
sen bildigim yol gibi
toplayip issizliga kirlenen eylulleri
gec hic eskitmeden sevgileri
bazen de calarak kendime bedenimi
gimesen,
gecmesem yollar kirlenir...

benden kalan incelikler var sende
atesimin orsusun, sana akar irmaklarim
akar
ve biterim

bitmesek tasariz
bitmek kirlenir...

topla denklerini urkmeden
kulu dok, atesi yuklen
kentlerde yazisi silik duvarlarsa, bulvarlarsa gecilen
sen, sen ol apansiz gelen gece bitmeden
gelmesen soz kirlenir

kime ait se kucagin
acik tut
ve diri
tutmasan insanligin kirlenir...

bak sevda bu, tut soz
hem kim var ki boyle sevecek seni?

opmesem dudaklarin,
yazmasam siir
sevismesem kadinligin kirlenir...

ve bir gun degil, her gun her sey kirlenir
calarak bir seylerin hayattan ve insandan
yenibastan
yenibastan

kirlenmeyen tek sey ise
kidir...

ruzgar
ve kar
kar... yurdumda
bir dal daha kiriliyor ruzgarda
kimseler bilmiyor
o dali yesertebilir miyiz feride
baharda?

iki gozum, kar yagiyor disarida
elimden terliyor ellerin
kar yagiyor yoksul gecelerine ulkemin
pencerelerine perdesizliin

kara kan karisiyor!

kara bin damla kan dusuruyoruz
coktandir ayaz gunleri ulkemin

karda
kar degil,
kan mevsimi

birak, serseri yagmurlar, darbeci generaller, vizite
kagitlari ve gundelik telaslar bir an bir yerlerde kalsinlar!
gecenin yuzune karsi konusan cinayetlerde olumdu,
kederdi, hasretti gordum!
tuyleri dokulen bir kusun yuregi kadar sicak
ve bir kez agzimizdan cikmis bir kufurdu hayat!
simdi goc yollarinda misin?
yurdunu mu yitirdin?
orselenmenin yurdu
yok! askin yurdu
yok! ozlemenin
yok!

daha gece bir keder salkimiyla geliyor; bir salkim da
bizden! yollara cikmanin yurdu
yok! yurumenin
yok!

simdi hasret iri gozlu bir cocuktur cirilciplak kiyilarinda
her ucurumun! goc yollarinda yurdum yagmadir,kabarik
ve kangren! omurlerin omru
yok! efkarin takvimi
yok!
(yok! yagma, kabarik ve kangren...)

simdi bir namlu gibi gozlerin
disarida kar dinmis
camlar gelin...

bak, bir izbe oda dusmus payimiza
israrda cogalip, inadina
isiklari sondurelim
susmasin elim
tenimi tani
kokumu
ve terimi
bu ciglik bir bicak olup yirtacaksa geceyi
al, gom gogsune daglanmis
suretimi
al da susalim biraz

hep ayni goge buyurken ellerimiz

bana bir olum tarif et feride
yakma cigarani
cek su kibriti de
olur ya
dinamit gibiyim bu gece...

aldirma! bir kerede sevkolunmus suretim
kadinim
kardelenim
gulenim...

daha yenile yenileme bana abaniyorsun sen de
ates kesiyor dudaklarin
saclarin iri bir tutunmak oluyor yangin yerlerinde
birak! carsilar bana abanmasa da
carsilara abanacagim yine
yoksa yasamayi oynamiyorum iste
yoksa bu siir burada biter feride

carsilari yalniz, kentleri oksuz
siirleri yarim birakmayalim!

kentler kent degilse
parcalanirim yine
gomlegimi bosuna utuleme
bencagiz, damarlarim dokulsun caddelere
ter damlasin yuregimden yerlere
carsilar bana abanmasa da
birak! ben carsilara abanacagim yine...

simdi sinasam
mi gucunu goge sokulan ellerimin?
sikiyonetim ''dort ay daha'' olaganlasti
karanlik koyulasiyor ustunde cok oldugum gunlerin

sonra kirli bir duman cokuyor kente
sercelerde sonbahar mahmurlugu...

simdi porno ve arabesk geceleri bu kentin
ve olesiye yanlizligim;
candan gecip feride'den gecilmez geceleri bu kentin

(bir de sen... sen feride olmasan
bana boyle delice goz kirpan yeryuzune kanmasam
kanmasam mahvolurum kiz, mahvolurum!)

sana bir bicak vereyim ruyalarimi dagit
bir ruzgar vereyim kulumu
bir sevda vereyim kurakligimi dagit

biz o yillar rezil gecelerde usuduk
hey gidi kirli gunler ne cok usuduk
sicakligimi al simdi bu usumeleri dagit

bak, bu kentler yeter bize
sevismek icin de, cildirmak icin de!

kalabalik ol gel yalnizligimi
govdemi vereyim gel dagit acligimi...

d(erken) yillar gecer
o herhangi bir gun de aksam olur
aksam olur sen bana bir bardak cay getirirsin
ensenden operim, o saat bardakta seker gibi erirsin
sen bir yaz gunesisin bakinca gozlerin bir sevinir bir sevinirsin

yuregimden ansizin okul cocuklarinin trampetleri gecer
tramvaylar, havai fisekler gecer
benim yuregimde ise hep uzak ki yollar
icinden uzun yol otobusleri, sessiz irmaklar gecer
benim irmaklarim
irmaklarim benim senin gozlerinden gecer

(biz on ikiden vurulmus eylullerde usuduk
hey gidi kirli gunler ne cok usuduk!)

simdi ''kac'' diyorsun da
baska sokagim yok ki
yagmurum yok ki benim!

sokaklar muhurludur burada
kalbinde kor bir baykus telasi saklar
benim yuregimde ise hep bir tabur konaklar

kalsam da bu kent beni yaralar
sabahlarida kederli cocuk gozleri
gogsunde sahte lambalar

sonra bir yagmur
ipince
bir yagmur daha baslar
olumun taht kurdugu varoslarda nasil da kirlenir asklar...

yorgun bir bas ayrilacak govdesinden
ve bir kacak gibi gidecegim bu kentten

disarida simsiyah birgeceye carpan hircin ruzgarlar
olsun;
siz baska olumlerde arayin beni
gidiyorum, yollar kollasin kederimi
gidiyorum
bir uzun yol otobusunun camina duserek basimi
bir kacak gibi...

bir bas nasil ayrilir govdesinden?

bir ruzgar,
ikliminden?

bir irmak,
sesinden?

bir sair,
bir siir ulkesinden?

(her ipi denedim infazima!)

o kuslar yine carpacak o mavinin alnina
o cocuk sekerek yine okul yoluna
kapimi kimse calmayacak belki
artik ucurdum yuregimin issizligindan islak guvercinimi
omrum kopacak bir infaz ipi...

belimde bir silah var bu gece dagitacagim beynimi
bu gece
yine gece
dagitacagim geceyi birdenbire
damitacagimyasamdan rengimi
su basina buyruk takvimleri, kinleri, kirleri

belimde bir silah var dagitacagim beynimi
omrum kopaca bir infaz ipi...

sonra isiklar ve issizliklar icinde, yeniden
yurusem de ugultulu bir genclikle
omrum kusatilir ihtilallerle

her bicak tenimi
her namlu beynimi sinar

tutuklarken yanginlar acemi dilimi de
bir ani... bir dize kalir belki geride
kirli yasansa da gunler belki evrilir maviye

(ve guzel bir imge
dolanir dunyanin eksenini yine...)

hayat, hep boyle dusunmek, dusmek;
''dusmek'' dedim de
dustugum cok oldu biliyor musun?
ve dusurup bir seyleri dusundugum cok oldu...

aglar gibi olup
da aglamadigim;
aglayamaz gibi durup
da agladigim, cagladigim cook!

yurtsuzdum, bunu yazdi bultenler de
yurtsuzdum da yeni bir yurt kurdum kalbime
sana bile vize koydum, kimlik sordum feride

(ben feodal bir yaraydim belki de...)

oysa ki iki tufwndik seninle
lavlardan ayri dusmus iki kanardag
savrulduk usulca gunlerin dargin gogsune

hani yuzun kar cicekleri gibi acardi
yuzun sigmazdi opuslerime ve hep bir kuytu ararken ozlem tuten yuzunde
hicbir aski mevsimsiz yasamadim
da kac mevsim asksiz feride...

oysa ki tufandik seninle
yatagini arayan iki irmak belki de
coktandir dalginligimi dusunuyorum gogusune
yorgunlugumu ,solgunlugumu bu dar evlere

ve aksamustleri tasitlarin amansizca zirladigi bu kentte
geceler karanlik ,cicekleruzak ,asklar daginik
beni anlamiyorsun!

ve biz seninle soguklar kadar yoksul
cunku bir ekmegin oykusu ilismis kimligime......
sonra geceler boyu izimi surdu kan dusmanlarim
ansizin sesimi koyacak yer bulamadim

bir sesim vardi
bas bariton
onu daglara emanet ettim
duruyor
orada
capraz asilli silahlarin gizli esmerliginde....

artik gozumu kirpmadan vurabilirim kendimi de;
vurabilirim kendimi bir usturanin katil celigiyle
ya da o silik duvar yazilari onunde bir pasli tufekle!
24.00 sonrasi... kanli karanlik cekilirken rengine
bir namlunun ansizin dagitacagi beynimi
birakabilirim bulvarda ac gezinen itlere
ardimdan kan
kan koksun gece!

(bilirim cesedimin ustunde bir dal kirilir ,bir yaprak hisidar yine;orada 'kime ne'sin
sen;alip gidesin kendini kendinle....)

olursem heceler kalir dislerimde
ay biter
se bende biter, ay usur
se olmuslugum kadar usurum ben de

kalinca omrum olume
yalniz!

(zaten yalnizdim...)

(SONRA BENI ISGUZAR TURK BEKÇILERINE EMANET EDINIZ...)

yalnizdik daglara karsi
ya kentlere?
kentler ki tukursek icinde bogulacaktik
sulara karsi yalnizim

gecenin desenine ay dokununca
yanlizdik
yuk ve turku tasiyan o ipek yolllarina bir de...
iste simdi ay kanar
yoksa baska ne kanar?
ve uzakta, bozkirlarda atlar... atlar... atlar...
atlara yalnizdik!

yanlizdik karanliga feride...

(simdi vuruldu bu sevdada bu fisiltiya
cignenmis bir bahcedir artik omrumuz!)

denizleri ozlerdiferide
elleriyle atlaslari orterdi
deniz yellerini atlaslarin

kaldirimlarda 'fosforlu cevriye'ler biterdi, sonra yazlik sinemalarda evde kalmis
kizlarin ciklet cignemeleri; mahallelerin biyiklari tutun kokan emeklilerin ve renkli
giysileriyle kulhan gencleri...

bir de sen... sen feride olsanda!

(herkesin bir feridesi vardir ben bilmez miyim herkesin bir ayakkabisi gibi bir de
sarkisi herkesin bir kimsesi vardir ben bilmez miyim birde kimsesizligi...)

yanmaktan degil, yakmaktan 'muebbedenmen' omrumde
iri daglar, guzel kadilar sevdim yinede
ve bir tutam hircin genclikle
yurudum takvimlerin amansiz buyusune
yuregim hep ucurumlar denginde

(ve hangi renkte olsakta
kalarak bizi sarip sarmalayan gunlerin asil rengine
rengarengine...)

benim omrum hep beyaza kandi ey 'sarkisi beyaz'
ama hangi beyazi tutsam gri oluyor
sonra bogluyor
karariyordu...

hicbir beyaz
bembeyaz;
hicbir yaz,
yaz
kalmiyordu!

(butun griler eskiden beyazdi feride...)

tuketmeden bir sevda ezgilerini bir unlem olmak varken;
uc mevsim ilk yaza acilirken yesile dolmak, yerkureyi
ucurumlarda bile sarmasik gibi sarmak, tek telden her
telebir akortonmak, doruklarin daglarina tutunup kalmak, meydanlarinda, halaylarda
diz kirip gulmek
varken;
sen sar ve sor birakip gitmek varken...

cunku yalniz sana gelmistim, dagilmistim, sevmistim;
kabaran belam, en unulmaz sularda vurgun yenilmistim...

(artik sen... sen feride olsanda
bana boyle delice goz kirpan yeryuzune kansan da
kansan da mahvolmusum kiz, mahvolmusum!)

her yagmur bir gok bulur, elbet kendine;her yesil bir dal, her su bir damla, her ates
bir kul, her takvim bir yil bulur elbet kendine!her yangin bir duman, her ogrenci bir
okul, her arti bir eksi, her yol bir tasit, her soru bir yanit;

her aragon bir fransa
her fransa bir elsa...

her karacaoglan bir zuluf bulur (yeter ki bakmayi bilin, her yarin bir zulfu vardir);
her ressam bir tuval, her kis bir ayaz, her kitap bir okur, her sarap bir adam bulur
kendine; yeter ki sarap, sarap olsun, icen cikar...

her deniz bir marti, her omur bir tufan, her ruya bir uyku, her nota bir sarki, her
mezar bir olum, her agac bir kok, her dag bir duman, her gunes dogacak bir
kuytuluk bulur ya kendine,
bulur ya;

ben
senden
baska
sen
bulamam
b u l a m a m!

paramparca kildim siirimi
bu kadar b(olum) yeter mi?
s
o
n
r
a

a
s
k:
sonra!
ve ben gittim yuregimde kan gulleri
siz de o askin teninde dinamit sayin beni!

Yılmaz Odabaşı

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !