UZAKLAR

hicbir beyaz bembeyaz; hicbir yaz, yaz kalmiyordu!

Penceremdeki Yaşamın kıyısından Alıntılar



August 24, 2008

Kemanı ağlatan adam:Farid Farjad

Dİnle"" src=""http://static.boomp3.com/player.swf?song=bzq0klii8_0"" width=""200"" type=""application/x-shockwave-flash"" target="_self" href="

">

.faridfarjad

Çocuklukta, oyunun aracıdır müzik. Oyunun heyecanı içerisinde
müzikle kovalanırız, saklanırız, yarışırız.
Söylediğimiz birbirini tekrar eden tekerleme ve şarkılarla neşemize neşe katarız.
Duygularımızı en yoğun olarak yaşadığımız çağdır gençlik çağı.
Bu dönemde müzik bazen ayrıldığınız sevgilinizle ağlamanıza saatlerce eşlik ederek,
ağlamanızın ‘ilacı’ haline gelir. Ya da kazandığınız bir futbol maçının katmerleşmesinin
‘kutlama’ aracıdır. ‘Yaş yolun yarısına’ ayak bastığınızda heyecanınız biraz sönükleşmiştir.
Artık sevincinizi tavana, acınızı dibe vurarak yaşayamazsınız.
Ezberlenmiş, rutin olanın dışındasınız.
Sizi ağlatacak sızlatacak, oynatacak zıplatacak müzik türü geride kalmıştır.
Söz sizin için artık anlamlı hale gelmiştir.
Tıpkı bir dengbej gibi söz avcısı olup sözün anlamının peşindesiniz.
Ölüme doğru yol aldığınızda görmüş ve geçirmiş birisi
olarak söz siz de kısmen anlamını yitirmiştir .
Sözün bittiği yerde ses vardır.
Bu ses müziksel anlamda sizde enstrümantal olarak yaşamınızda yer edinir.
Bu dönemde enstrümantal müzik dinletiniz ,yaşadıklarınızın fon müziği haline gelir.
Bu aralar ben de derin izler bırakan,
anlamı olan sözlerden ve ruhumu okşayan seslerden oluşan
enstrümantal müzikleri dinliyorum.
Kimsesizliğime, kimliksizliğime, yoksunluğuma, yoksulluğuma bu sözler ve sesler ortak oluyor.
Kimi zaman acılarımı dindiriyor. Bazen de bu acılardan
tatlı bir haz alıyorum bu sözler ve seslerde.
Bir yanım anonim kültürle harmanlaşmış türkülere yaklaşırken,
diğer yanım bireyleşmiş olan şimdiki beni anlatan yabancılaşmamı,
yalnızlığımı, aşksızlığımı konu alan seslerle iç içeyim.
Öyle anlar olur ki bir çok arkadaşa, dosta çok ihtiyaç duyarsınız.
Dostluklara, arkadaşlıklara boğulmak istersiniz.
Doğadaki bütün renkleri bir araya getirerek
bir tuvale bir fırça darbesiyle sığdırmak istersiniz.
Dünyada gezemediğiniz, gidemediğiniz diyarlara yolculuğa çıkmak istersiniz.
Bunların hepsini bir araya getirerek tek kaba sığdırmak istersiniz.
Farid Farjad’ı dinlerken bütün bunları bir arada yaşarsınız.
Farjad , eski Fars çalgısı olan Rebabın modern şekli olan kemana
belki de tarihi bağları nedeniyle
melankolik bir anlam yükleyebilen İranlı bir keman virtüözüdür.
Fars Halk Müziği üzerinde çok derin bilgisi olan Farjad
keman ile doğunun acılarını,dertlerini, sevincini, heyecanını
''Batı Klasiği ''şeklinde kemanıyla yorumlamıştır.
Doğuda yaşanan savaşları, kırımları, açlığı, yoksulluğu
melankolik bir havayla dile getirmiştir.
Farjad’ın Anroozha I, II, III, IV adlı çalışması ve
Golha Okestrası adlı kolektif bir çalışması vardır.
Doğu insanı olarak yaşadıklarımızla, yaşayamadıklarımızla duygusallığa yöneliriz.
Yaşadığımız acılarla, ulaşamadığımız yaşantılar
bizleri melankolik ruh haline sürükler.
Farjad’ın müziği bu yönüyle doğuyla bütünleşmiştir.

Farjad’ın kemanının melodileri sizi gidemeyeceğiniz,
göremeyeceğiniz diyarlara yolculuğa çıkarıyor.
Dinlerken değişik ırkta, renkte, dinde insanların öykülerine ortak oluyorsunuz.
Bir yanınızla Ermeni,bir yanınızla Kürt, Fars, Arap, Türk gibi hissediyorsunuz kendinizi.
Orta doğuda yaşanan savaşlara, kırımlara şahit oluyorsunuz.
Şarkılardaki geçişlerde Anonim kültürün insanı oluyorsunuz.
Ortak sevinçleri, acıları toplumunuzla yaşıyorsunuz.
Bir anda müziğin ezgisi sizi ters yöne sürüklüyor.
Artık kendinizlesiniz. Bireysel öykünüzle ruhunuz daralmaya başlıyor.
Özgürlüğe doğru yol alıyorsunuz.
Prangalarınız sizi bir yerlere bağlı kılıyor.
Çaresiz olduğunuz hissine kapılıyorsunuz.
‘Çare sizsiniz.’ diye söylüyor içinizdeki bir ses.
Alışkanlıklarınızdan sıyrılmak istiyorsunuz.
Yaşadığınız ezberden kaçıp bir yerlere ‘gitmek’ istiyorsunuz.
Gittiğiniz yerlerde yeni insanlara yeni mekanların size kucak açmasını bekliyorsunuz.
Oradaki insanlarla öykülerinizi karşılaştırıyorsunuz.
Öykülerinizin ortaklığına şahit oluyorsunuz.
Odanızın boşluğunu dolduran keman sesiyle ‘sessizliğin sesine’ dalıyorsunuz.
Pencerenizi açıp göğün maviliğine bir başka anlam yüklüyorsunuz.
Sizi sahile atıp göğün maviliği ile denizin maviliğini bir arada görme isteğinizi
yerine getirecek meltemi bekliyorsunuz.
Ya da kırlarda kelebek olarak kısa sürecek ömrünüzün bilincinde olup,
kısa bir zamana çok yaşantı sığdırarak yaşamın tadını çıkarma isteğini duyuyorsunuz.
Arı gibi bir o dala, bir bu çiçeğe konup dünyadaki güzellikleri emerek kendi kovanınıza taşıyorsunuz.

Nietzche : ‘ Müzik temelde bizde belli oranda güç kazanan yaşam duygusunun özünde gizli olan acıyı anlatır; müziğin verdiği heyecanın yapısında da bu acıdan uzaklaşıp onu uzaktan izleme düşüncesi vardır.’ diyor.

Farjad’ın kemanın sesinin melankolisinden geçmişin getirdiği acılarla yüzleşiyorsunuz.
Acılardan kaçtığınız, onları ötelediğinizde acıların tekrarına izin vermeniz söz konusu olur.
Bu acılarla müzik yoluyla da olsa yüzleşmek bir daha ölümü değil yaşam duygusuna bizleri yöneltir.Anadolu’daki halkların şarkılarında hüznü anlatan sözlerin bolluğu bundan olsa.
Topluma dayatılan, toplumu militarize eden kahramanlığı, savaşı, öfkeyi yücelten seslere kulağımı kapatıyorum. Başarıyı, para kazanmayı, hırsını anlatan sözlerden ve seslerden kaçınıyorum. Kemanı ağlatan Farid Farjad’ın melodilerindeki melankoliye kulak veriyorum . Dinlediğimde gözlerim doluyor, yüreğim kıpır kıpır oluyor. Farjad’ın kemanından çıkan seslerin melankolisi beni geçmişimle yüzleştirerek, güzel bir geleceğe davet ediyor…


Alıntı



Farid Farjad'ı buradan dinleyebilirsiniz

"" src=""http://static.boomp3.com/player.swf?song=bzq0klii8_0"" width=""200"" type=""application/x-shockwave-flash"" target="_self" href="

<<Önceki Sayfa |/|Sonraki Sayfa>>
@

  1. Yazan: birindar | Tarih: 2008-08-26 18:04:31 Saat: 2008-08-26 18:04:31
    Konu: harika
    Öncelikle böyle bir muzigi bizlerle bulusturdugun icin sonsuz tks lerimi sunarim .yazidada ifade edildigi gibi Farid Farjad inanilmaz büyüleyici bir muzik sergiliyor.tek kelimeyle harika.paylasimin icin sgl.

    Baglanti >

Bir Şiirdir Yaşamak






Bir Veda Havasından Aysız Sevinçsiz Kelimeler
Yıllarımın en acar
en uçarı
duyguları
nasıl da yüreğimin en kırçıl
en acımsı
yaraları oldular
Bu ne yaman
bir rüzgâr?
Sanki gök
bir uçurum..
Bulutlar
kırlangıçsız
ışıksız..
Kırağı vurdu kıra..
Dal sızlanıp kurudu..
Köreldi
kökleri nanelerin..
Itır
kokusundan soğudu..
Bu ne sakar bir duygu?
bir yanı
yangınlanır
parıldar
Bir yanı
canatar solgunluğa..
Kırağı vurdu..
Söndü ateşböceği,
dağıldı ürpertisi ruhuma..
Bir karartıdır artık
en körpe tomurcuğun
en narin gözeneği..
Elveda nazlı bebek..
Elveda kelebeğim..
Yüzünü gecelerin
ıssız boşluğuna gizleyip
için için ağlayan
yanık gelin
elveda..
Yazık ki
bağrımda uğuldayan
huysuz
uykusuz kelimelerle
bu son tutuşum seni
bu sana son bakışım..
Geçip gidiyor işte
günler
hiç durmadan..
Dilerim
tozlanmasın yeniden
özlemindeki uyum
o hırçın inceliğin
karlanmasın bir daha..
Ne benimle acılan
ne ömrün acılansın..
Bağrımda uğuldayan
aysız
sevinçsiz kelimelerle
bu son tutuşum seni
bu sana son bakışım..
Elveda mavi çiçek..
Elveda tarla kuşum
Nihat Behram

Edip'e Yanıtı Bilinen Sorular

Image Hosting by Picoodle.com Yıldızların ülkesi var mıdır Edip
Dicle aktığı toprakları seçer mi?
Kasrik boğazı'ndan esen kanlı zemheri
Yalnız Kasrik'te mi üşütür insanı?
Herkes türküsünü elbet kendi sesiyle söyler
İnsanın dili boynuna kement olur mu?
Öldürmeğe ekinlerden başlayan adamlar
Eşiklere nasıl bir zulümle gelirler?
Kimsenin kalmadığı darmadağın köylerde
'Önce Vatan' yazısı bir hüzün değil midir?…
Şükrü Erbaş

SUSUYORUM DİNLE BENİ…

Image Hosting by Picoodle.com Ansızın, hiç sebep yokken aklıma düşüyorsun.
Çağrılmış bir çocuğun sevinci var ellerinde.
Dağlar, uzak yollar Akdeniz gülen gözlerin
İste yine çaresiz susuyorum, dinle beni.
Geceden ürkmüş solan mavi ay
Saçlarında tuz kokusu kayalara koşan deniz…
Tarifsiz bir aşkın ilmiğini çözerken gözlerin
İste yine çaresiz susuyorum, dinle beni…
Bir martı telaşı var yüreğimde
Kanatları bulutlara değen bir şahin dinginliği
Ardına kadar açık kapıların pervazında bir söz
İşte yine çaresiz susuyorum, dinle beni…
Hasan Kaya

KİTAPLARA ALINMAYAN ŞİİRLERDEN:






...----...
--------------------
Sararmış evlerde rutubet koklayan kızlar/
Hiç kendileri için yaşamadılar/
Düşlerde bozgun, aşklarda hicran/
Kendilerinden uzağa kaçamadılar..
---------------------
Siyah bir rutubetti hayat, geçtim…/
İstanbul’un saçlarına kar yağıyordu/
Kar yağıyordu yazgılarımızın titrek yüzüne/
Çalınan gülüşlere, kırılan camlara, dökülen kanlara kar…/
Herkesin yazgısında bir düş,/
Her ömrün tufanında bir aşk deliriyordu/
ve gecelerin göğsüne bıçaklanmış kadınlar düşüyordu!/
------------------------ Belki bu yüzden ne kar ne şiir/
Yetmiyordu günleri ağartmaya…/
Yetmiyordu hayat hiçbir şeyi ucuza kapatmaya/
Yine de küfredilmiş adamlar şafakları şarapla yıkıyordu...
----------------------
Kar yağıyordu günlerin puslu yüzüne/
Sanal sevgilere, kinlere, kirlere/
Bir asker postalının balçıktaki izine/
Eski fotoğraflara, üşümüş sevinçlere/
Çocukların beyaz nefeslerine, Emine’ nin yüzüne/
Kar yağıyordu bu ödünç ve haczedilmiş günlere/
Kıyılarında bir ceset gibi kaldığımız düşlere…
------------------------
Siyah bir rutubetti hayat, geçtim…/
Siyah bir rutubetti, hepsi bu işte/
Şahdamarımda birkaç bayat şiirle/
Üstelik imanım da gevremişti aşktan, hayattan/
İstanbul’un saçlarına kar yağıyordu…
(Yılmaz Odabaşı.)
-----------------------
Sevgileri yarınlara bıraktınız/
Çekingen, tutuk, saygılı./
Bütün yakınlarınız Sizi yanlış tanıdı.../
Bitmeyen işler yüzünden/
(Siz böyle olsun istemezdiniz)/
Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi/
Kalbinizi dolduran duygular/ Kalbinizde kaldı./
Siz geniş zamanlar umuyordunuz/
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek./
Yılların telâşlarda bu kadar çabuk geçeceği aklınıza gelmezdi./
Gizli bahçenizde açan çiçekler vardı./
Gecelerde ve yalnız./
Vermeye az buldunuz/
Yahut vakit olmadı. (BEHÇET NECATİGİL)
----------------------
Güllerin bedeninden dikenlerini teker teker koparırsan/
Dikenleri kopardığın yerler teker teker kanar/
Dikenleri kopardığın yerleri bir bahar filân sanırsan/
Muş - Tatvan yolunda bir yer kanar/
Muş - Tatvan yolunda güllere ve devlete inanırsan/
Eşkıyalar kanar kötü donatımlı askerler kanar/
Sen bir yaz güzelisin,/
Yaprakların ekşi, suda yıkanırsan/
Portakal incinir, tütün utanır, incirler kanar/
Bir yolda el ele gideriz, o yolda bir gün usanırsan/
Padişahlar ve muşlar kanar, darülbedayiler kanar/
Muş - Tatvan yolunda bir gün senin akşamın ne ki/
Orada her zaman otlar otlar ergenlikler kanar./
El ele gittiğimiz bir yolda sen git gide büyürsen/
Benim içimde çok beklemiş, çok eski bir yer kanar.(TURGUT UYAR)
----------------

En SoN İz Bırakanlar

Müzik-Kutusu

nergizler bize küstu.swf nergizler bize küstu ....